Akıl Oyunları : Hız ile Sabır

single-image

Akıl Oyunları : Hız ve Sabır

 Zeynep Doğanay

 Davranış, psikolojik anlamda canlıların dış dünyaya karşı gösterdikleri her türlü bilişsel, duyuşsal ve bedensel-fiziksel tepkilerin genel adıdır.

Bu tepkiler zaman ve mekana göre boyutsal olarak birbiri ile etkileşim içindedir. 

Düşünceler davranışa, davranışlar ise zamanla alışkanlığa dönüşür.

Alışkanlık genellikle günlük hayatta sık sık ve düzenli olarak tekrar edilen davranışlardır.  

Psikolojide davranış belli bir durum karşısında otomatik olarak yani düşünmeksizin ortaya çıkan eylemler olarak tanımlanır.

Davranış ya da alışkanlıklar, kabul edilse de edilmese de, kişiliği oluşturur.                                         

Başka bir söyleyişle kişilik, davranış ve alışkanlıkların bir yansımasıdır.

Öğrenme ve Alışkanlık

Öğrenme bir süreçtir.

Bir şey öğrenildiği anda bilgi beyindeki bilgi bölümüne gider ve otomatik davranışa dönüşür.

Alışkanlıklar bilinçaltımızın bir parçasıdır.

Eve giderken yolda evin anahtarını aramaya başlamamız, araba kullanırken vitesi düşünmeden değiştirmemiz, yürürken sağ ve sol ayağımızı düşünmeden atmamız bilinçaltında yer alan rutin alışkanlıklarımızdandır.

Ancak bu davranışları sergilememiz için sinir sisteminde bazı uyarıcılar görev üstlenir.

Buna bilinçaltı rutinler diyebiliriz.

Ve bilinçaltı sistemimiz bu rutinlerle iş görür.

Yani rutin devamlı çalışırken subrutin(rutin altı) düşünceler oluşur ve bunlar düşünceye, düşünce de davranışa dönüşür.

Araba motoru örneğinde olduğu gibi, arabayı kullanmadan önce motoru çalıştırıp debriyaja basarız ki vitese takıp harekete geçelim.

Ancak araba hareket ederken motordaki pistonların nasıl çalıştığını, vites kutusundaki dişlilerin debriyaj ile nasıl bağlantı kurduğunu düşünmeyiz.

Çünkü bunlar zaten arabanın hareket etmesi için sistemde yer alan alt yani subrutin ilişkilerdir.

Beyin de bazı davranışları sergilerken bu subrutin yani görünür olmayan hareketleri otomatik olarak yapar.

Hız ve Sabır Çelişkisi

Bilinç olaya odaklanırken bilinçaltı çok hızlı çalışıp hareketlerimizi yönlendirir.             

Bilinç ve bilinçaltı eşzamanlı çalıştığı ve aynı duruma odaklandığı anda davranış değişikliği ortaya çıkar.

Bilinç ve bilinçaltı eşzamanlı çalışmadığı anda ise davranış bozukluğu baş gösterir.

Örneğin bilinçaltımız dondurma yemeyi istediğinde bilince komut verir :

--“Dondurma ye!”.

Ancak komut verirken aynı anda kendisi yani bilinçaltı hangi tip dondurma yemek istediğini(vanilyalı, çilekli, fıstıklı gibi), nerede ve kiminle yemek istediğini de hızlı bir şekilde sorgular.

Ve bilinç hangi soruya odaklanacağına yetişemez.

Bu durumda bilinçsiz davranışlar ortaya çıkar ve davranışlar hatalı duruma dönüşür.

Sabırlı davranmak ve bilinçaltı ile bilincin aynı anda, aynı hızda ve aynı olaya odaklanmasını sağlamak doğru karar almanın/doğru davranışın anahtarıdır.

Bu nedenlerle hem çocuklarımıza hem de kendimize daha sabırlı olmayı öğretmek, hız ile sabır arasındaki dengenin bilince dönüşmesini sağlamak açısından önem taşımaktadır.  

Oysa günümüz sanal ortamında yalnızca hız öğretilmekte, sabır ise ihmal edilmektedir.

Bu durumda önce doğru bilgi, sonra bilginin bilinçaltında içselleştirilmesi ve bilinçaltı ile bilincin eşzamanlı çalışıp doğru davranışa dönüşmesi, dolayısıyla hız ile sabrın dengelenmesi gereklidir.

           Hızlı düşünerek yanlış davranış sergilemek mi yoksa sabırlı davranıp doğru sonuca ulaşmak mı?

           Günümüz dünyasında asıl mesele bu gibi geliyor.

ilginizi Çekebilir