Efemçukuru’ndan Kaz Dağları'na yürüyüş başlattı.

single-image


Kaz Dağları için yapılacak miting öncesi çevre örgütleri temsilcileri İzmir Efemçukuru’ndan Kaz Dağları'na yürüyüş başlattı.

"Efemçukuru'ndan Kaz Dağı'na Su, Vicdan ve Yaşam" yürüyüşü İzmir Efemçukuru altın madeni önünde gerçekleştirilen basın açıklaması ile başladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde bir araya gelen çeşitli kurum temsilcileri, iki otobüs ile Efemçukuru'na gitti. Madenin giriş kapısı önünde yapılan basın açıklamasında konuşan EGEÇEP Eş Dönem Sözcüsü Alime Mitap, Kaz Dağı'nda ki doğa talanına karşı 12 Ekim'de yapılacak mitinge İzmir'den ses vermek için yola çıkıldığını belirterek "Güzergah boyunca ekolojik yıkım alanlarını gezip buralarda basın açıklamaları yapacağız" dedi.

Efemçukuru davasının Avukatı Arif Ali Cangı ise yaptığı konuşmada, Efemçukuru'nda gelişen hukuki süreci aktararak, "Hukuk ne yazık ki kirletme faaliyetinin kılıfı olarak kullanılıyor" dedi. Efemçukuru'nun ardından kitle, nükleer atıkların gömülü olduğu Gaziemir'e gitti.

"NÜKLEER ATIKLARLA İÇİÇE YAŞIYORUZ"

Gaziemir'de yapılan konuşmalarda İzmir'in ortasındaki eski kurşun fabrikası bahçesinde gömülü olarak duran nükleer atıkların yarattığı tehlikeye dikkat çekildi. Burada konuşan Emrez Mahallesi Muhtarı Ramazan Arslanalp, yıllardır nükleer atıklarla iç içe yaşadıklarını, yetkililerin bir çözüm üretmediklerini belirterek, "Geçtiğimiz günlerde atıkların olduğu yerde bir çukur açıldı. Gittiğimizde sanki volkan varmış gibi çukurun içinden alev fışkırdığını gördük. İtfaiye köpük sıkarak söndürdü. Burada insanlar ölüyor, kadınlar düşük yapıyor, kanserler çok yoğun ancak hiçbir kurum ve yetkili sesimizi duymuyor" dedi.

Gazemir eski kuruşun fabrikası önünde yapılan basın açıklamasının ardından Kaz Dağı yürüyüşçüleri Konak Meydanı'na gitti.

"CANLI YAŞAMIN GELECEĞİ İÇİN YOLLA DÜŞTÜK"

Konak'ta yapılan basın açıklamasına İzmir Emek ve Demokrasi Güleri ile Urla Belediye Başkanı da destek verdi.

Basın açıklamasında, "Efemçukurunda Kaz Dağlarına Yürüyüş" Koordinasyonu adına İbrahim Akın konuştu. Akın, "Bizler kentimizde ve bölgemizde yaşanan ekolojik yıkımlara karşı toprağımızın, suyumuzun, havamızın daha fazla kirlenmesini önlemek amacıyla insanların ve bütün canlı yaşamının geleceğinin tehdidi altında olduğunun bilinciyle sessiz kalmayacağınızı kamuoyuna duyurmak için yollara düştük" dedi.

Doğaya en çok sera gazı salınımı yapan ilk 5 ülke içinde Türkiye'nin yer aldığını hatırlatan Akın, "Türkiye Kyoto protokolüne imza atmayan G20 ülkeleri içinde tek ülkedir. Doğaya yönelik saldırı son yıllarda giderek artmaktadır. Ege Bölgesi ve İzmir ekolojik saldırının en yoğun olduğu yerlerin başında gelmektedir. Son olarak Kaz Dağları'nda Kanadalı altın şirketinin 200 bin civarında ağacı yok etmesi bardağı taşıran son damla olmuştur. Suyumuzu kirleten doğamızı mahvedenlere karşı Efemçukuru'ndan Kaz Dağları'na ekolojik yıkımların olduğu çeşitli noktalarda yürüyüşler yaparak duyurmaya çalışacağız. Bu amaçla bugün Efemçukuru'dan başlayan yürüyüşümüz 12 Ekim 2019 cumartesi günü Çanakkale'de yapılacak mitinge kadar sürecek. Bu süreçte ekolojik tahribatın olduğu 20 noktada yürüyüş ve basın açıklaması yaparak bütün yurttaşları havasına suyuna toprağına sahip çıkmaya davet edeceğiz" diye konuştu.

Açıklama sonrası Cumhuriyet Meydanı'na yapılması planlara yürüyüşe polis izin vermeyince kitle otobüslere binerek bir sonraki duracakları yer için yola çıktı. (İzmir/EVRENSEL)


ilginizi Çekebilir